Pages

Subscribe:

CEVŞEN DUASI

B

6 Eylül 2013 Cuma

HAYIRLI,NURLU CUMALAR AMİN. ♥

 

Vakti şerifler hayrola ,Hayırlar feth ola.Şerler def ola. Gönüller şâd ola. Kalplerimiz mesrûr, sırlarımız mestûr, zahirimiz mâmûr, bâtınımız pür nûr ola . Cenâb-ı Hakk dert verip derman aratmaya, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, gönüllerimize imân, kalplerimizi musaffa eyleye.Zümre-i salihinden ve gürûh-ı naci’den eyleyip, dualarımızı dergâh-ı izzetinde kabul ve makbul eyleye, nefesimiz Hakk, nutkumuz can bula .HAYIRLI,NURLU CUMALAR AMİN. ♥

ESSELAMU ALEYKÜM VE RAHMETÜLLAHİ VE BERAKATÜHÜ ♥
Temennî
Yaşar Beçene

Geçip gitmeden ömür dünyanın telâşıyla
Sırılsıklam olsam ah semânın gözyaşıyla!

Hüşyâr olsa bu gönlüm titrese hep yüreğim
Bitevî sancılarla kaynayıp dursa beynim.

Muttasıl heyecanla dolup dolup da taşsam
Uçarak uzaklara maveraya ulaşsam.

Dilimdeki tespihim gürül gürül O olsa
O’ndan gayrı ne varsa üfûl edip kaybolsa!

Her yanımı kuşatmış nefsin türlü hilesi
Aydınlık günler için çeksem fikir çilesi.

Sancısını duyarsam Rabbim lütfun ne de çok
Duam olsun ıstırap başka şeye gerek yok.

Bâd-ı sabalar artık muştuları getirsin
Bir hüzme alsın beni güneşime götürsün.

Bir cezbe hâline girip mesafeleri aşsam
Aşsam ve bu diyardan ötelere ulaşsam............

4 Eylül 2013 Çarşamba

En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır... !!! EYLÜL

 



En güzel deniz:
 henüz gidilmemiş olanıdır... 
 En güzel çocuk : henüz büyümedi. 
 En güzel günlerimiz :
 henüz yaşamadıklarımız. 
 Ve sana söylemek istediğim en güzel söz : 
 henüz söylememiş olduğum sözdür...
 Nazım Hikmet


   




Eylül...MEHMET RAUF

  

Eylül hüzünlü bir aşk romanıdır. Bu aşk, gözlerde başlayıp gözlerde yaşanan ve yine gözlerde biten, vuslatın olmayacağını bile bile yine de kalplere söz geçirilemediği için yaşanan, duygusal boyutta kalarak saflığını koruyan, bedensel boyuta taşınarak kirletilmeyen güçlü bir aşktır. Aşklarını bu dünyada yaşama imkanı bulamayan Necib ile Suad, romanın sonunda yanarak can verirler. Bir anlamda, aşklarını öldükten sonra başka bir âlemde yaşayacaklardır.

.....................................................................................................................................................................

Uzun zamandır kitap okumamıştım bu kitapla yeniden kitaplarıma döndüm :) güzeldi duygusal kişilere hitap ediyor okumanızı tavsiye ederim .
Kitabı Eylülde bitirmek için uğraştım ve yetiştirdim :)




28 Ağustos 2013 Çarşamba

BEN deyip susması SEN deyip ağlamaklı kalmasıı..!!!

  
Ne kötüdür insanın aklı ile yüreği arasında çaresiz kalması....
Ne kötüdür an kadar yakın bi asır kadar uzak olması..
Ve bilir misin ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması
BEN deyip susması
SEN deyip ağlamaklı kalmasıı..!!!
(alıntı)

AĞLARSIN...



 

Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Hicrinle sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Felsefe böyledir dîvânelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhânelerde,
Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.

Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.
CEMAL SAFİ

Aşk Sadece Sende Mecnûn Eyledi Beni…

  

Aşka adanan mevsimleri kalbinde sûr eyleyen zemheri bir çığlıktı senin adın.

Yağmurlar taşırdın gök mavisi umutların terkettiği şehirlere. Her şehir adına adanan bir destanın ayak sesiydi. Geceleri bu yüzden sen kokardı her şehir. Ve ben tüm şehirlere inat şehirsizliği seçtim seni sevmenin şehrinde.

Ey menekşe kurusu hayallerini suya vuran aksinde yitiren sevdam!
Ey aşk iklimini kalbindeki hüzün mevsimine kurban eyleyen kavgam!

Gökyüzü bilmişken ben seni. Toprağa düşen ne kadar yağmur tanesi varsa hepsini sana râm eylemenin niyazıdır bu ağıt.

Her ağıt kendi sesleminde taşır sürûrunu. Ve ben sükûnete muteber kıldım sana mecz eylediğim ne kadar harfim saklıysa gecenin rahlesinde. Bu ağıt, ellerimde büyüttüğüm yıldızlarla ismine şerhettiğim bir parantez ol diyedir sevda şerhime. Bir sözdür bu sana, ilelebet göğsümde muskalanan. Söz ki Nûn’a değer Elif olmaya meylederken kalbim. Anlasana sevdegâhım. Sende cüzlensin istiyorum yüzünün ayetlerinde huzur sûrelerine mâtuf olan aşk.

Veyl ve aşk adına
Zeyl ve kan adına
Gece ve düş adına
Ateş ve kül adına

Huruf makamının esrârına mahkum kalıyor işte dil-i efgânım. Oysa sana seslenmek isterdim zemheri aylarında. Sen ol diye haykırmak isterdim; güneşin ellerime değen parıltısının üstündeki hülya.

Sen ki; mesrûr gecelerin mahremiyetine musâddık eylediğim rüyaların menekşelerce yorumlanan nağmesisin içimde.

Bir kelebek kanadında sakladığım hayatın; yusufçuk kuşlarının rehberliği eşliğinde kalbime vehmettiğim tercümesisin.

Ayaz ve kar adına
Duman ve is adına
Hazan ve yas adına
Allah ve ins adına

Kör gecelerin esaretiydi beni sana kalbeyleyen. Yusuf’un düştüğü kuyuydu belki de lâmekan gönlümün sende bulduğu. Her Züleyha yırttığı gömlekte taşır aşkının değerini bilirim. Ben bu yüzden yağmurdan bir libas giyindim üzerime. Ki gözyaşlarınla yırtasın diye haya perdemi.

Ferhat ve Şirin adına
Kerem ve Aslı adına
Leyla ve Mecnun adına
Muhammed ve Hatice adına

Ey çöl yalımı saçlarında hüznün şarkısını mırıldanan kulbe-i âhzân’ım!
Ey karanfil yanığı gözlerinde aşkın cilbâbını kuşanan sûret-i efkârım!

Aşk Sadece Sende Mecnûn Eyledi Beni…

Muhsin Kalender

20 Ağustos 2013 Salı

SAFIMIZ BELLİ OLSUN ..

   

Bilteci'den kızı Esma'ya veda
mektubu
Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan)
liderlerinden Muhammed el-Bilteci,
Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda
keskin nişancılar tarafından
öldürülen 17 yaşındaki kızı Esma'ya
veda mektubu yazdı.

Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan)
liderlerinden Muhammed el-Bilteci,
Rabiatul Adeviyye Meydanı'nda
düzenlenen darbe karşıtı
gösterilerde keskin nişancıların
kurşunu ile hayatını kaybeden kızı
Esma'ya hitaben mektup yayımladı.
Bilteci'nin sosyal paylaşım
hesabında yayımladığı kızı Esma'ya
olan duygularını anlatan mektupta
şu ifadelere yer verildi:

"Sevgili kızım ve değerli
öğretmenim...

Sana elveda demiyorum bilakis yarın
görüşmek üzere. Başı dik tuğyana
isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri
redderek hürriyete sınırsızca aşık
oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak
ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden
diriltmek ve inşa etmek için sessizce
yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının
uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her
zaman derslerinde birinci olmana
rağmen öğrenmeye olan açlığın
dinmedi.
Bu kısa hayatta sohbetine
doyamadım. Vaktim, mutlu olacak
ve eğlenecek kadar geniş değildi.
Rabiatul Adeviyye'de son kez bir
araya geldiğimizde, "Sen bizimle
olduğunda bile bizden ayrısın"
diyerek bana olan sitemini dile
getirmiştin. Ben de sana, "Bu hayat
birbirimize doyacak kadar geniş
değil. Birbirimize doyalım diye
Allah'tan cennetinde bize bu sohbeti
vermesini temenni ediyorum"
demiştim.

Sen şehit olmadan iki gün önce seni
rüyamda gelinlikler içinde gördüm.
Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir
güzellikteydin. Yanıma sessizce
oturduğunda sana, "Bu gece senin
düğün gecen mi" diye sordum. Sen
de "Düğünüm akşam vakitlerinde
değil öğlen olacak" demiştin.
Çarşamba günü, öğlen vakti şehit
olduğun haberi bana ulaştığında,
senin rüyamda bana ne demek
istediğini anlamış oldum. Allah'tan
seni şehit olarak kabul etmesini
niyaz ettim. Ve şehadetin, bizim
haklı olduğumuzu ve düşmanımızın
da batılın ta kendisi olduğu
inancımızı pekiştirdi.

Son vedanda yanında olamamam,
son bir kez seni görememem, alnına
son bir öpücük konduramamam ve
senin cenaze namazını kıldırma
şerefine nail olamamam beni
derinden üzdü. Beni bunları
yapmaktan alıkoyan, ölümden veya
karanlık hücerelerden korku değil,
uğruna canını verdiğin davayı
(devrimin hedeflerine ulaşması)
sürdürebilmekti.
Zalimlere karşı başın dik (göğsünü
gere gere) direnirken gaddar
kurşunlar göğsüne saplandı ve
ruhun yüceldi. Ne kadar güzel bir
azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin
vardı. İnanıyorum ki, sen Allah'a
verdiğin söze sadakat gösterdin,
Allah da sana verdiği söze... Öyle ki,
şehadet şerefini bize değil de sana
bahşetti.

Son olarak, sevgili kızım ve değerli
öğretmenim...

Sana elveda demiyorum bilakis
görüşmek üzere. Buluşmamız,
yakında peygamber ve ashabıyla
birlikte Havz-ı Kevser'de olacak.
Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi
Allah'a yakın, O'nun nezdinde
değerli ve şerefli bir konumda.
Ayrılmamak üzere, birbirimize
doyma temennilerimizin
gerçekleşeceği bir buluşma..."

*****************
SAFIMIZ BELLİ OLSUN ..

Kral Nemrud İbrahim peygamber’in ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydan yere odunlardan büyük bir yığın yapılmış. Odunları tutuşturmuşlar sonra. Alevler o kadar yükselmiş ki bulutların tutuşacağını sanmış çocuklar. Korkmuş kaçmış bütün hayvanlar. İbrahim Peygamber’i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler. Atacaklarmış ki Nemrud’un ne güçlü bir kral olduğunu anlasın, görsün; bir daha ona karşı gelmesin İbrahim Peygamber.

Bu sırada bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile koşa koşa gidiyormuş. Hem de boyu göklere varan cehennemi ateşe doğru. Gökte uçan ve gagasında ateşe atmak üzere bir dal parçası taşıyan bir kartal onun bu telaşını görüp sormuş hemen yanına yanaşıp: “Bu acelen niye? Nereye böyle?”

Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp, “Duymadın mı” demiş. “Nemrud, İbrahim Peygamber’i ateşte yakacakmış. İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum.”

Bu sözleri duyan kartal kendini tutamayarak uluorta kahkahalarla gülmeye başlamış. “Sen şu ateşe dönüp yüzünü hiç bakmadın mı?” diye sormuş. “Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?”

Su taşıyan karınca, “olsun” demiş. “Hiç olmazsa safımız belli olur.”
 

Her vakit aynı tekerrüre denk....bil ki.

 


Kaybolarak bulunanlardır gerçekler...
bulmak istersen kaybol sende ki bulacaksındır gerçeğini
sesine dikkat et ne söylersen sana gelip haykırır gelir geri
dünya bu ya her vakit aynı tekerrüre denk bil ki...


Küfeci&İmlası

Ey Gül-i Yarem !..

    

Ey Gül-i Yarem !..

Ey Hazanım..
Sevgisinde nazlananım..
Kimler kırdı incitilmeyesi yüreğini?

Kimler yaktı gönül ateşini?
Ve hoyratça savurdular benliğini...
Yüzyıllık çınarlar yıkıldı o an içimde Ey Gül-i Yarem…
Ey hazanım..
Aşkında nazlananım..
Ey Gül-i Yarem,
Yareme seni bastım merhem...
Yaktığın ağıtlar semada duyuldu her dem.
Çığlık çığlık ördüm nefesimde seni,
Çözemedim Allah’ım bu nasıl bir bilmeceydi.
Ve sen gözbebeklerinde saklarken beni..
Her su bekleyen gönülde aşkımız yüceldi.


| Nur Hayat Şuara

Ey Gül-i Yarem şiiri



İşte öyle birşey ...

  


Hani bir yağmur yağar da bazen
Hani gök gürler ya arkasından
Hani şimşekler çakar peşinden
İşte öyle birşey




İçimde desemde bahar ....!

  

Sana en semâvii muhabbetlerimle gönderdim kelamların en güzelini
ve ey selâmımın muhatabı yâr ,
sen aleykumselam diyecek kalp taşıyorsan durma haykır ruhuma

Küfeci&imlası

"Özledim!"

  

Sahibinden,
Az ve temiz hislerle kullanılmış,

-"Seni Seviyorum!"
-"İyi ki varsın, iyi ki benimlesin, iyi ki benimsin!"

-"Ölene dek hep birlikte olacağız!"

cümleleri sonsuza dek satılıktır..

Ben;

Kefaleti ağır bir sevdanın yüreğimde ki kırıklarda asılı kalan,

-"Özledim!" sesi ile yetineceğim...

( Nursalkımı blogger)

Sence güzel nedir ?

2 Ağustos 2013 Cuma

Elveda Ey Şehr-i Ramazan ..♥

  


Elveda ey sevdanın son baharı
Elveda ey cemalin bize hazzı


Elveda ey müminlerin gururu

Elveda ey camilerin süruru


Elveda ey şehr-i bereket elveda

Elveda ey şehr-i rahmet elveda


Elveda ey doğru yolun siracı

Elveda ey gönüllerin miracı


Elveda ya Kuran ayı elveda

Elveda ya şehr-i dua elveda


Elveda ey cömertlerin aynası

Elveda ey müminlerin sevdası


Elveda ey birliğe tevhit olan

Elveda ey kalbe coşkuyla dolan


Elveda ey gönüllerin irşadı

Elveda ey zikirlerin dilşarı


Elveda ey inciyi pak elveda

Elveda ey mah-ı gufran elveda


Elveda ey rah-ı irfan elveda

Elveda ey Resulün sevdiği ay


Elveda ya af ve mağfiret ayı

Bizden selam götür ol alemlere…♥

25 Temmuz 2013 Perşembe

Sebebi koparılan çiçekler


  


Ama yoksa bahçemin eski şanı
sebebi koparılan çiçekler ...

Bir kış yorgunluğu, bir gece sessizliği, bir saklı hazan. Yanmışım.

  


Bir sayhadır yaşamak, kırılgan ve kararsız.

Bir kış yorgunluğu, bir gece sessizliği, bir saklı hazan.

Yanmışım.

Aramaktayım ruhumun derinliklerindeki benliği.

Denizlerin kaygısız yüzüyüm, asude ve mavi.

Kalbiyle hasbıhal eden bir şairin hüneriyim, bir hayalin suretinden esin alan.

Kar beyazın, meleklerin ellerindeki saflığındayım.

Ne kaygı ne korku, hep bunların ötesindeyim.

Naçarım.

Aradığım belki bir meczubun başıboşluğu, belki bir dervişin susuzluğu.

Gönlümde bir heyecan durmadan uzaklara sarılan.

Ürkeklik ellerimin vazgeçilmez boşluğu.

Hangi şarabın sarhoşluğu bu?

Bir sakinin, naralarını arayan sermeste sunduğu kâse bu.

Sessizim.

Bir tefekkür, bin şükür, bin yıllarca aşılmaz sanılan sorgulardayım.

Kat be kat kelâm, kat be kat susmalardayım.

Bir hırka, bir asa ve bir seccade yanımda arkadaş.

Alnımda secdeden kalan iz, kalbimde hakikate yöneliş.

Sonsuzluk, ürperiş ve içimde nefse serzeniş.

Bekliyorum.

Kırk kapılı billur köşkün kırkıncı kapısındayım.

Ayaklarım üryan, gönlüm pejmürde.

Yüreğindeki ateşe su arayan bir bedeviyim.

Boynum bükük, hâlim el pençe divan.

Ukbada sessizlik lisan, kalbim kapıya nakşolunana hayran.

O tek söz can, cana canan.

O tek söz:

‘Edeple gelen lütufla gider.’

Uğur Cumaoğlu

19 Temmuz 2013 Cuma

Vakti şerif, Cuma, ahir, akibet hayrola!Tevbeyi nasûh, Şefaati-i Nebi cümlemize nasip ola…! Amin Ecmain ♥

                   



  


Vakti şerif, Cuma, ahir, akibet hayrola!Tevbeyi nasûh, Şefaati-i Nebi cümlemize nasip ola…! Amin Ecmain


Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip minnet çekme. Onlara temellük edip boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü Sultan-ı Kâinat birdir. Herşeyin anahtarı Onun yanında, herşeyin dizgini Onun elindedir. Herşey Onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun.

(Risale-i Nur )

12 Temmuz 2013 Cuma

Sevdanın rengi farklı... İyya kenağbüdü ve iyya kenesteıyn ihdinessıradal müstegıym..♥

  

Sevdanın rengi farklı... İyya kenağbüdü ve iyya kenesteıyn ihdinessıradal müstegıym..♥

♥Ya Vedud acıktım ,,,Aşkınla doyur ..♥

   

♥Ya Vedud acıktım ,,,Aşkınla doyur ..♥ Amin.

Hoş Geldin Ya Şehr-i RAMAZAN...♥

 

Hoş Geldin Ya Şehr-i RAMAZAN
Oruç tutmak, kalıbını Rabbinin huzurunda tutmaktır.
Oruç tutmak, kalbini Rabbinin nazarında tutmaktır.
Oruç tutmak, niyetini Rabbinin rızasıyla bir tutmaktır.
Oruç tutmak, niyetiyle eylemini, sözüyle özünü ay...nı safta tutmakdır.
Oruç tutmak, kalbini kardeşlerinin tarafında tutmaktır.
Oruç tutmak, şefkatini ve merhametini aç ve muhtaçların,
yetim ve öksüzlerin yanında tutmaktır.
Oruç tutmak, kendini Güzellerin yerinde, İyilerin safında tutmaktır.